08 December 2016

İçerik Yönetimi: Kullanıcı İle Aynı Dili Konuşma

İçeriğinizin kolay bulunmasını istiyorsanız bilinen ifadeleri kullanın.

Kullanıcılar arama sorgulamalarını yaparken ilk olarak akıllarına bilinen kelimeler gelir. Eğer yazılarınızda konu ile ilgili terimler, deyimler, atasözleri veya iyi bilinen ifaleri kullanırsanız yazılarınızın kullanıcılar tarafından kolayca bulunmalarını sağlayabilirsiniz.

Kullanıcı ile aynı dili konuşma” mevzusunun ortaya çıkması gerçekte 20 yıl öncesine dayanıyor. Webin dilsel bir çevre olduğu gerçeği ise doğru kelimeleri kullanmanın önemini vurguluyor.

Arama motorları gün geçtikçe kullanıcılarının ihtiyaç ve tercihlerine daha fazla dikkat ayırmaktadırlar. Arama insanların yeni sitelere veya site içlerinde yeni sayfalara ulaşabildikleri temel araçtır. Eğer siz ilgili kelime aramasında ilk sayfada çıkmıyorsanız (SERP), yazılarınızda neyin eksik olduğunu düşünmeye başlamalısınız. İnternet için yazı yazarken “bulunabilir” olmaya dikkat etmeniz gerekir.

Arama motoru optimizasyonu (SEO), pek çok unsurdan oluşsa da, “kullanıcı ile aynı dili konuşma” SEO’nun herkes tarafından iyi bilinen ve kabul gören ilkesidir. Yazılarınızı yazarken sorgularla eşleşen anahtar kelimeleri kullanmaya özen göstermelisiniz.

Winston Churchill “kısa sözler en iyisidir. hele eski sözler kısa olursa daha da iyidir.” demiştir. Elbette, Churchill bunu arama motoru optimizasyonunu kastederek söylememişti. Arama için “tam eşleşen” sözler kısa sözlerden iyidir. Önemli olan kelimenin uzunluğu değil, amaca uygunluğudur, uzun veya kısa bir anahtar kelime kullanılabilir.

Ama Churchill eski sözler konusunda çok haklıydı.

Eski sözler iyidir, çünkü insanlar tarafından iyi bilinirler. Tanıdık sözler her zaman daha çabuk akla gelirler. Bu nedenle kullanıcılar aramalarında bu sözleri kullanacaklardır.

Yeni kelimeleri bilinenlerle birleştirip yeni kelimeler oluşturabilirsiniz. Doğru terimler kullanırsanız bu arama motorlarındaki konumunuzu olumlu etkileyecektir. Büyük olasılıkla, insanlar tanıdık terminoloji kullanmaya devam edeceklerdir.

Reklam terimlerini ve teknik terimleri daha az kullanmaya çalışın. çekice “çekiç” deyin, ama “çivi çakma aleti” demeyin. Bazı pazarlamacılar ürünlerini gerçek değerinden pahalı göstermek için süslemeye çalışırlar. Kullanıcılar ise ihtiyaçlarını çok basit ve bilinen kelimeleri kullanarak ifade ederler. Bu nedenle bu kelimeleri çok etkileyici bulmuyorsanız bile siz de onları kullanmaya dikkat edin. Kelimenin çok kullanmasının bir sebebi de bu “etkileyici olmayışı”dır. insanlar “ucuz uçak bileti” diye arama yaparlar, “uygun fiyatlı seyahat deneyimi” diye değil. Genellikle “sıkıcı” kelime – bilinen kelimedir.

Markalaşmış olabilirsiniz, insanlar bu şekilde arama yapıp size ulaşabilirler, bu problemini çözmek isteyen %95 potansiyal kullanıcıyı elinizin tersi ile itmeniz gerektiğini göstermez. Bu potansiyal kullanıcılar genel terimleri kullanma eğilimindedirler. ve bu onların kararı etkilemek için doğru zamandır.

Blog ve sitelerinizi en moda kelimelerle doldururken, internet pazarlamanın en güçlü aracını kaybetmiş oluyorsunuz: arama motorlarında kolay bulunabilme. Bu sorunun çözümüne ulaştıktan sonra ilk aşamada düşünmenzi gereken diğer iki önemli nokta ise “etkili başlık seçimi” ve “içeriğin kullanıcıya hitap etmesi” olacaktır. Bu konulardan sonraki yazılarımızda bahsedeceğiz.

Sitenin başarısı sadece bulunmasıyla sınırlı değildir, ancak bu başarının ilk adımıdır. Bilinen sözcükleri kullanın ve faydasız yeni kelimeler kullanan rakiplerinizden bir adım öne çıkın!